Dekoratif Aksesuarlar Seçimi
Kısa cevap: Ev aksesuarları seçerken üç şeye bakıyorum: odanın hâkim rengi, aksesuarın dokusu ve kaç tane olduğu. Bir odaya en fazla iki-üç yeni doku, bir tane de "dikkat çeken" parça katıyorum. Yastıkta boyut ve kumaş, halıda ölçü, mumlukta yükseklik farkı, vazoda ise ağız genişliği belirleyici. Aksesuar alışverişini mobilya yerleştikten sonra yapmak, gereksiz alımların yarısını daha baştan engelliyor.
İlk evimi döşerken en çok para kaybettiğim yer aksesuarlardı. Beğendiğim her şeyi tek tek alıyordum, eve gelince hiçbiri birbirine bakmıyordu. Yıllar içinde şunu öğrendim: aksesuar dekorasyonun süsü değil, tamamlayıcısı. Duvar rengi, döşeme ve mobilya yerleşimi oturmadan alınan aksesuar, çoğunlukla dolapta bekliyor. Aşağıda kendi denemelerimden çıkardığım pratik yöntemleri anlatıyorum.
Önce Odanın "Renk İskeleti"ni Belirliyorum
Bir odaya girdiğimde üç renk arıyorum: en geniş alanı kaplayan renk (genelde duvar ve zemin), mobilyaların rengi ve bir vurgu rengi. Aksesuarlar bu üçüncü grupta yaşıyor. Yani duvarım kırık beyaz, kanepem gri ise vurgu rengimi hardal, tarçın ya da petrol mavisi gibi tek bir aileden seçiyorum. Aynı odaya hem hardal hem fuşya hem yeşil koyduğumda ortam sakin durmuyor.
Pratik bir kontrol yöntemim var: yeni aldığım aksesuarı odaya koyup kapıdan bakıyorum. Göz ilk üç saniyede kaç ayrı noktaya kayıyorsa o kadar odak var demektir. Üçten fazlaysa bir şeyi geri kaldırıyorum. Duvarları boyama aşamasında seçtiğim tonu not almak da işimi çok kolaylaştırdı; mağazada renk kartını çıkarıp karşılaştırıyorum.
Yastıklar: Boyut ve Kumaş Karışımı
Yastık, en az masrafla en çok fark yaratan aksesuar. Üç kuralla çalışıyorum:
- Boyutları karıştır: 50x50 iki adet, 45x45 bir adet ve bir de 30x50 dikdörtgen. Hepsi aynı ölçüdeyse kanepe vitrin gibi duruyor.
- Dokuları karıştır: Bir keten, bir kadife, bir de örgü ya da bouclé. Aynı kumaştan üç yastık, ışık altında düz bir yüzey gibi görünüyor.
- Desende oran gözet: Büyük desenli bir yastığın yanına ince çizgi ya da düz renk koyuyorum. İki büyük desen yan yana yarışıyor.
İç dolgu konusunda deneyimim net: kaz tüyü karışımı olanlar oturunca güzel çöküyor, elyaf olanlar birkaç ayda topaklaşıyor. Kılıfları yıkanabilir seçmek de uzun vadede hayat kurtarıyor, özellikle çocuklu evde.
Halı: Ölçüyü Yanlış Almak En Sık Yapılan Hata
Salonda en çok gördüğüm hata, koltuk takımının önünde yüzen küçük bir halı. Ölçüyü şöyle belirliyorum: halı, kanepenin ön ayaklarının altına en az 15-20 cm girmeli. Oturma grubu geniş bir alandaysa halının tüm mobilyaları içine alması daha derli toplu duruyor.
| Alan | Yaklaşım |
|---|---|
| Salon oturma grubu | Kanepe ön ayakları halının üzerinde; sehpa tamamen içinde |
| Yemek masası | Sandalyeler geri çekildiğinde bile tekerleri halıdan çıkmasın (masa çevresine +60 cm) |
| Yatak odası | Yatağın alt üçte ikisini kapatan ölçü ya da iki yana uzun kilim |
| Koridor | Duvarlarla iki yanda 10-15 cm boşluk kalacak genişlik |
Küçük odalarda açık renk ve az desenli halı zemini genişletiyor; bu konuda küçük odaları geniş gösterme yöntemleriyle aynı mantık geçerli. Yoğun geçiş alanlarında ise koyu, dokusu belirgin halılar hem lekeyi saklıyor hem de ayak altında daha dayanıklı çıkıyor.
Mumluk ve Vazo: Üçler Kuralı ve Yükseklik Farkı
Sehpa ya da konsol üstünde tek başına duran bir obje çoğunlukla eksik görünüyor. Ben gruplar hâlinde çalışıyorum: üç parça, farklı yükseklikte, en az iki farklı malzeme. Örneğin cam bir vazo, pirinç bir mumluk ve alçak bir seramik kase. Yükseklikler arasında en az bir parmak farkı olması gerekiyor; eşit boyda üç obje merdiven değil, çit gibi duruyor.
Mumluklarda gerçek mum kullanıyorsam ısıya dayanıklı bir altlık şart. Elektrikli mumlar konusunda uzun süre şüpheliydim ama akşam ambiyansı için gerçekten işe yarıyor; özellikle ortam aydınlatmasını katmanlarken düşük yükseklikte bir ışık kaynağı olarak sayıyorum.
Vazoda pratik bir tercihim var: ağzı dar vazolar tek dallı yeşillikle bile dolu görünüyor, yani az çiçekle idare ediyorum. Geniş ağızlı vazolar ise bol miktarda dal ister, yoksa boş kalıyor. Kuru otları ve okaliptüsü seviyorum çünkü aylarca dayanıyor.
Nereye, Ne Kadar Koymalı?
Kendi kuralım: her yatay yüzeyin en az üçte biri boş kalsın. Konsol, sehpa, komodin, kitaplık rafı… Boşluk, koyduğum objelerin nefes almasını sağlıyor. Bir de "bakış hizası" meselesi var. Oturunca göz hizasına gelen yerler (sehpa, orta seviye raf) en çok fark edilen noktalar; en sevdiğim parçaları buraya koyuyorum. Boş duvarları dekore ederken tablo ve ayna yerleşimini de aynı hizaya göre planlıyorum.
Bütçeyi de bölüyorum. Halı gibi uzun ömürlü ve ölçüsü kritik olan şeye daha çok, mevsimlik değiştireceğim yastık kılıfına daha az harcıyorum. Böylece sonbaharda kadife, yazın keten geçebiliyorum, oda hep aynı kalmıyor.
Sık Sorulan Sorular
Bir odaya kaç aksesuar fazla sayılır?
Sayı vermek zor ama testim şu: odayı fotoğrafladığımda kalab